Velayet

velayet

Hâkim senin paranı senden alıp bana verebilir. Ama benim anne şefkatimi çocuklara vermen için benden alıp sana veremez.
Velayet konusunda yanlış bilinen veya az bilinen birkaç hususa açıklık getirmek maksadı ile bu konuyu seçtim. Velayet çok geniş bir kavramdır. Bu nedenle sadece az bilinen veya yanlış bilinen hususlara değineceğim.

Annelerin büyük çoğunluğu Türk Medeni Kanunu’nun;

“Madde 337- Ana ve baba evli değilse velâyet anaya aittir.

Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velâyet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velâyeti babaya verir.” şeklindeki maddesini bilmiyorlar.

Dolayısıyla bu çerçevede çeşitli şekillerde kocaları tarafından yanıltılarak; özellikle ekonomik gücünün anneden daha fazla oluşunu ileri sürerek; “Çocuğa ve/veya çocuklara sen hangi parayla bakacaksın? Hâkim çocukları bana verir.” demek sureti ile anneleri anlaşmalı boşanmaya ikna edip; maddi manevi tazminat ve nafaka konularını en aza indirgeyerek boşanmaya zorlanıyor. Böyle bir durumda eşinize rahatlıkla aynen şunu söyleyebilirsiniz. “Hâkim senin paranı senden alıp bana verebilir. Ama benim anne şefkatimi çocuklara vermen için benden alıp sana veremez.” Anneden velayeti almak oldukça zordur. Bu tür tehditlere kadınların boyun eğmemesi gerekir. Bazen de boşanmış olan kadın evleneceğinde; kadından bu sebeple çocuğun ve/veya çocukların velayetini almakla eski eşi tehdit etmektedir. Bu durumda da hemen kanunun aşağıdaki maddesini hatırlatalım.
“Madde 349- Velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez.”

Bazen de velayeti baba bir şekilde almakta ve çocuk ve/veya çocukları anneye bırakmaktadır. Bu durumda canı isterse ve istediği kadar nafaka vermektedir. Velayetin nezi (değiştirilmesi) çok sıkı koşullara bağlı olduğundan anneler bu yola girmeyip; çaresizlik içerisinde kıvranmaktadır. Bu durumda da Yargıtay’ın şu kararını hemen hatırlatalım.

3. Hukuk Dairesi 2010/14433 E., 2010/16126 K. “İŞTİRAK NAFAKASI VELAYETİN FİİLEN KULLANILMASINA BAĞLI BİR HAKTIR. VELAYET KENDİSİNDE OLAN EŞ ÇOCUĞA BAKMAYIP DİĞER TARAF ÇOCUĞA BAKIYORSA, ÇOCUĞA BAKAN TARAF VELAYETİN NEZİ DAVASINI AÇMADAN DOĞRUDAN İŞTİRAK NAFAKASI TALEBİNDE BULUNABİLİR.”Bir diğer konuda Velayetin anne ya da babaya verilmesi, daha çok çocuğu ilgilendiren, onun menfaatine ilişkin bir husus olduğundan, gerek Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6.maddelerinde yer alan hükümler, gerekse velayete ilişkin yasal düzenlemeler karşısında, velayeti düzenlenen çocuğun, idrak çağında olması halinde, kendisini yakından ilgilendiren bu konuda ona danışılması ve görüşünün alınması gerekir.

Bir diğer bilinmesi gereken konu da ergin olmayan çocuk ana babanın velayeti altındadır. (MK. md. 335) velayet ana babanın birinin ölümü halinde sağ kalana ait olur. (MK.md. 336/3) Ana babanın deneyimsizliği hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeple velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, çocuğa karşı yeterli ilginin gösterilmemesi, ona karşı yükümlülüklerin ağır biçimde savsaklaması halinde de velayetin kaldırılmasına karar verilebilir.( MK.md. 348)
Çocuklar geleceğimizdir. Anne baba aralarındaki ilişkide asla ve asla çocukları kullanmamalıdır.

Paylaş

Düşüncelerinizi Yazın