Dilekçe

yüksel yangel

12 EYLÜL 1980 DE SADECE YAŞAYAN İKİ KİŞİMİ İHTİLAL SUÇU İŞLEDİ?

Çok değerli okurlarım,

12 Eylül davası olarak basında bilinen davanın karara bağlanması üzerine; sizlere bu yazıyı yazmayı kendime borç bildim.

Öncelikle benim eski bir subay olduğumu bilmeyenleriniz varsa bunu ifade etmek istiyorum. Ben 1986 yılında Harp Okulu’ndan mezun olmuş bir subayım.

1978 yılında girdiğim Askeri Lisede okurken 1980 ihtilalini yaşadım. 1982 yılında Harp Okulu’na gittim. Bir ay sonra bizlere askerlik yemini ettirdiler. Bu yemini ettiğimde henüz reşit değildim. Reşit olmadan önce askerlikten ayrılmak istedim. Ancak “Sen reşit değilsin.” dediler ve kabul etmediler. Reşit olduktan sonra istifa etmek istedim; ancak “Yeminden sonra istifa hakkın yasal olarak yok.” dediler. Reşit olmayan bir kişinin istifasını reşit değil gerekçesi ile kabul etmezler iken; reşit değilken ettiğimiz yemini geçerli sayıp; reşit olduktan sonraki istifamı kabul etmediler. Buradaki çelişkiyi takdirlerinize bırakıyorum. Bir subay, subay olduktan sonra fiilen 15 yıl hizmet etmedikçe istifa edemez.

Umarım bu konuda da yetkililer gerekli yasal düzenlemeyi yaparlar.

1990 yılında ekte sunduğum 2 (iki) sayfadan ibaret olan istifa dilekçemi verdim. İlk sicil amirim dilekçemi aldı, okudu ve “Ben bu dilekçeyi kabul etmiyorum.” dedi. İşleme koymadı. Bu dilekçenin sonunda başıma gelecekleri bildiğinden dolayı beni korumak maksadı ile bu dilekçemi işleme koymadı. Şimdi lütfen resim dosyası olarak eklediğim bu dilekçemi okuyun. Bu dilekçe o günkü kanunlara göre yazılmıştı.

Gelin şimdiki Anayasamızın Kanunsuz Emir başlıklı 137 nci maddesine bakalım.

Madde 137 – Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.

Peki 12 Eylül 1980 de yürürlükte olan 1961 Anayasa’sının Kanunsuz Emir başlıklı 125 nci maddesine bakalım.

Madde 125- Kamu hizmetlerinde herhangibir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu hâlde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Askerî hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.

Son olarak ta bilgi amaçlı bu ihtilalcilerin hazırladığı ve/veya hazırlattığı 1982 Anayasa’sına bakalım.

Kanunsuz emir başlıklı 137 nci madde aynen şöyledir.

MADDE 137- Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz.

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.

Askerî hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.

Şimdi size soruyorum hukuksal olarak Konusu suç teşkil eden emiri yerine getiren o tarihte Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli diğer askerler bu 12 Eylül davasında yargılanmış mıdır? Yargılanmalı mıdır? Bu 12 Eylül davası sizce hukuka uygun olarak ihtilali ve/veya ihtilalcileri yargılamış mıdır? Peki hukuka uygunluğunun dışında kamu vicdanını tatmin etmeye yeterli midir?

Kamu sizsiniz çok değerli okuyucularımız. Takdir sizlerin. Yani bu soruların cevabını yine sizlere bırakıyorum.

Saygılarımla, esen kalın efendim.

Paylaş

Düşüncelerinizi Yazın